Ömür Gedik 2014 Peker Açıkalın Röportajı

Ömür Gedik 2014 Peker Açıkalın Röportajı
20 Nisan 2014 tarihinde Trendkız ekledi.


Ömür Gedik’in Peker Açıkalın ile gerçekleştirdiği Röportaj..

O benim adamım. Sadece oyunculuğu, yetenekleri değil, yapmacıksız tavırları, içinin dışının bir olması, hiperaktivitesi, zekası, hayata bakışı, tarzı, kimi zaman engelleyemediği öfkesi, kısacası her şeyine bayılıyorum. Geçirdiği ağır kalp ameliyatından sonraki ilk röportajını bana verdi ve karşımda hayata çok daha bağlı bir Peker Açıkalın vardı.

* Başrolünü oynadığın “Gülcemal” vizyona girdi. Gişesi bol olsun dedikten sonra sormak istiyorum, komedi filmlerinin yılında mıyız sence?

- Toplum, morali bozuk olduğu zaman kendini siyasetten spora, spordan sanata atma ihtiyacı hissediyor. Sanat da bu açıdan Türk halkının çok uzak olmadığı bir platform. Özellikle sinema…

* Neden özellikle sinema?

- Çünkü Türk insanı her zaman Türk sinemasına saygı duymuş, salonları doldurmuş bir kitle.

* Biraz geçmişe dönelim… Gaffur senin efsanevi karakterlerinden. Onun çıkış noktası neydi?

- Ben askerliğimi Foça Dağ Komando Okulu’nda, Güneydoğulu askerlerin eğitmeni olarak yaptım. Dört yıl sürdü. Bu eğitim şınav ya da barfiks çekmek değildi; resim, kitap, müzikle yapılan bir eğitimdi. Her hafta sonu orada o çocuklarla takılıyordum ve hepsinin ne kadar doğal, ne kadar bizden olduğunu fark ettim.

* Gaffur nereli? 

- Gaffur, Türk… Erzurumlular Erzurumlu diyor, Erzincanlılar Erzincanlı, Niğdeliler Niğdeli. Güneydoğu’ya gittiğimde de herkes “Sen bizdensin” diyor. Gülcemal de aslında böyle bir tip. Köylü bir adamken miras kalıyor, şehre geliyor, bir avukatın yönlendirmesiyle holdingin başına geçiyor ama köyünü ve sevgilisini unutmuyor. Film bu, gayet basit.

* Plan yapar mısın yoksa akışına mı bırakırsın hayatı?

- Ben 1988 yılında tüm tiyatro yaşamımı kamera karşısında geçirdim. 1994’te tiyatroyu bıraktım, 2000’den sonra filme başlayacağım dedim ve 19. filmimi çekip tamamladım. Planlıydı her şeyim.

* Enerjisi yüksek bir adamsın. Sana ayak uydurmak zor olmalı.

- Ben 51 yaşındayım ama DNA yaşım 24. Beyin yaşı olarak da belki 14… Enerjimi tam yansıttığımda insanlar “Allah’ım bu adam acaba çılgın mı? Yoksa agresif mi, psikopat mı?” diye düşünüyor.

* Bazen de fazlasıyla agresif olarak algılanıyorsun.

- Umurumda değil. Bu yolda ilerlemek ve bitirmek istiyorum sanat yaşamımı. İstanbul’dan ayrıldım bile. Sapanca’da kendime bir çiftlik yaptım.

* Üç kardeşmişsiniz ve aralarında en afacanı senmişsin. Neler hatırlıyorsun çocukluğundan?

- Evet, üç kardeşiz. En ufak benim. Abim, ablam, ben… Küçüklüğümü net hatırlıyorum; 2,5 yaşında ormana kaçıp bir köpek kulübesine gizlendiğimi, ağaçlara tırmandığımı, ormanda kaybolduğumu… Saykodelik şeyler de vardı.

* Ne mesela?

- 10-11 yaşında çıkardım evden, bir trene binerdim. Bir tünelin son ya da ilk istasyonda iner, tünelde trene karşı yürürdüm.

* Batıl inançların var mı?

- Yok. Kaldı ki ben 30 yaşıma kadar ateisttim.

* Ne değiştirdi seni?

- 30 yaşımdan sonra, bir anda doğanın bana fısıldayan bir varlık olduğunu keşfettim. Ve dedim ki “Bunun bir sebebi olması lazım”… Oturup İncil’i okudum, arkasından Tevrat’ı ve Kuran’ı… Gerçekten Kuran’a gönülden inandım.

 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.


Sayfa başına git